Etkinlikler

Ahmet Ümit ile Söyleşi

NİSAN 24, 2011

   19 Nisan Salı günü Ahmet Ümit üniversitemizdeydi. Hem de bizim bölümün konferans salonundaydı. Ben de kaçırmadım gittim söyleşiye.

  Yazar ilk geldiğinde bitse de gitsem havasında olduğunu düşündüm. Ama aslında bunun nedeninin yolculuğundan kaynaklandığını anladım. Çünkü bizle sohbet ederken gerçekten güzel bir anlatımı vardı. Anlatırken o anı yaşar gibiydi. Anlatışına bayıldım zaten. Bildiğim bir öyküyü anlatmasına rağmen sıkılmadan dinledim gerçekten de. Bu arada belirtmek istiyorum Ahmet Ünit kampüsümüze ilk defa gelmiş ve kampüsümüze hayran kaldığını belirtti. Odtü’yü geçer Boğaziçi sizle yarışır dedi.

   "Yazarımız edebiyat nedir?" sorusuyla başladı söyleşiye ve belki de bir çoğumuzun bildiği bir hikayeyi anlattı. Bilmeyenler için kısaca anlatim. Kör bir adam dilenir ve üzerinde doğuştan kör yazmaktadır. Bahar yaklaşmaktadır ve bir gün, bir adam gelir ve üzerindeki yazıyı değiştirir. ve dilenci daha çok kazanır  dilenci merak eder üzerine ne yazdı adam diye ve sonunda dayanamaz birine okutur. Şöyle yazıyordur: Bahar geliyor ve ben açan çiçekleri göremeyeceğim. Bunun dışında edebiyatın bi empati duygusu olduğunu söyledi. Sonuçta kendini kitaptaki karakter yerine koyuyosun ben olsam ne yapardım orda diye sorguluyosundur. Ruhsal olarak kendini geliştirmende faydalı birşeydir bu. Aynı zamanda bir ruh göçü olduğunu söyledi.

  Shakespeare ve Dostoyeski’nin cinayetten yola çıkarak yazdıklarını belirtti. Bunun nedeni olarak da insanlar günlük hayatta gerçekte ne düşündüklerini göstermezler ya da rol oynayabilirler fakat bir şok olabilecek ani olaylarda dehşet gibi durumlarda insanlar gerçek yüzlerini gösterebilirler. Mesela biri  çok sakin gibi görünürken paniğe kapılabilir dedi. Haklı buldum çünkü insanlar ani olaylar sırasında (deprem,yangın, cinayet) insanlara karşı gerçek duyguları çıkıyor.

  İsteğimiz üzerine aşk’la bir öykü anlattı. Anlattığı öykü doğaçlamaydı biraz ama ana fikri belliydi. Aşk, sevgiliye ulaşmak için yapılan her çabadır. Sevgiliye ulaştıktan sonra da aşkın sevgiye dönüştüğünü, iyiliğe dönüştüğünü söyledi. Aklıma Fuzuli geldi çünkü o da bu şekilde düşünmekte. Yani aşk’ın sevgiliye ulaşmak için uğraş olduğunu düşünüyor.

  Yazar iki öyküsünden sonra sorularını cevapladı ve aklımda kalan bir cevabı ise polisiye’yi bir tür araç olarak kullandığını söyledi. Anadolu’yu,bulunduğumuz yeri çok sevdiğini ve tarihinin çok geniş olduğunu bunu anlatmak istediğini bunu da okuyucuya okutmak için polisiyeyi araç olarak kullandığını söyledi. Yazarın eserlerini okuduğunuzda da bunu gerçekten farkediyorsunuz.

  Son olarak da kitaplarımızı imzaladı. İmza sırasında Çukurova Kitap Fuarına neden gelmediğini sordum (biraz hesap sorar gibi oldu ama :)) o sıra işlerinin olduğunu belirtti. Bende bir sonraki fuara beklediğimizi söyledim. Bir de son haber olarak Bab'ı Esrar, Beyoğlu Rapsodi'sinin film haklarının alındığını yakında çekileceğini söyledi.

POPÜLER İÇERİK

C/C++ da oyun yazmak ya da grafik kütüphanesiyle ilgili birşeyler yapmak istiyorsanız: Öncelikle iki dosyaya ihtiyacınız var bunlardan biri libbgi.a dosyası buradan indiriniz. Diğer graphics.h dosyasını ise buradan indiriniz.

OCAK 24, 2011 - 78 YORUM

Dev-C++ Derleyicisine graphics.h Kütüphanesini Ekleme